<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>EGE TARİH &#124; Tarihçilerin buluşma noktası ... &#187; ATATÜRK</title>
	<atom:link href="http://www.egetarih.net/index.php/category/turk-tarihi/ataturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.egetarih.net</link>
	<description>Ege Üniversitesi, Tarihi Kaynaklar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 16:33:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Atatür ve Kayıp kıta MU.</title>
		<link>http://www.egetarih.net/index.php/2010/07/06/atatur-ve-kayip-kita-mu/</link>
		<comments>http://www.egetarih.net/index.php/2010/07/06/atatur-ve-kayip-kita-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 14:01:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve mu ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ingiliz Albay James Churcward]]></category>
		<category><![CDATA[James Churcward]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp kıta atlantis]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp kıta mu]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp kıta mu ve atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Mu kitasi]]></category>
		<category><![CDATA[mu ve atatürk ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tahsin Mayatepek]]></category>
		<category><![CDATA[türk olgusu]]></category>
		<category><![CDATA[türklerin kökeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.egetarih.net/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk bu kitayla neden ilgilenmisti?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;M.Ö. 200.000 ile 70.000 yillari arasinda<br />
Pasifik&#8217;te Mu adinda Avustralya&#8217;dan kat<br />
kat büyük bir Kita mi vardi? Yüksek bir<br />
medeniyet yarattiktan sonra batmis miydi?<br />
Atatürk bu kitayla neden ilgilenmisti?</p>
<p>Türkler&#8217;in kökenini ortaya çikarmak Gazi&#8217;nin en büyük isteklerinden biriydi. Cumhuriyetin ilk yillarinda Osmanlilar&#8217;in son dönemlerinde Türklük Akimlari üzerine yapilan arastirmalari derledi. Atatürk&#8217;ün istegiyle birçok bilim adami ve arastirmaci bu alanda arastirmalar yapti. Yabanci bilim adamlari davet edildi. 1930&#8242;da Türk Tarih Kurumu kuruldu. Çok zengin malzeme ve bilgilere ulasildi. Yine de Türkler&#8217;in nereden geldikleri tam açiklik kazanmadi.<br />
Maya Diliyle Türkçe Arasindaki Benzerlik<br />
1932&#8242;de emekli General Tahsin Bey Atatürk&#8217;ü ziyaret etti. Maya dili ile Türkçe arasindaki benzerliklerden bahsetti. Mayalar Meksika&#8217;da yasamislar, Türkler ise Orta Asya&#8217;dan gelmislerdi. Aradaki uzakliga ragmen, Gazi konuyla ilgilendi. Tahsin Bey&#8217;i Meksika&#8217;ya elçi olarak atadi. Ona iki dil arasindaki benzerlikleri ortaya çikarma görevini verdi.<br />
Tahsin Bey Meksika&#8217;ya gitti. Orada kendisine Amerikali Arkeolog William Niven &#8216;in buldugu tabletlerden bahsettiler. Maya dilinin kökeninin bu tabletlerde oldugu anlasilmisti. Türkçe ile Maya dili benzerlik bu tabletlerde aranacakti. Bu tabletler Tahsin Bey&#8217;i saskina çevirdi. Çünkü tabletler MÖ 200.000 ile 70.000 yillari arasinda Pasifik&#8217;de yer almis bir kitayi haber veriyordu. Kitanin adi MU idi. Avustralya&#8217;dan birkaç kat büyüktü. Yüksek bir uygarliga ulastiktan sonra deprem veya tufan sonucu battigi saniliyordu.<br />
Ingiliz Albay James Churcward Hindistan&#8217;daki tabletleri Tahsin Bey&#8217;e bilgi olarak sundu. Bunlar da kayip Mu Kitasi ile ilgiliydi. Ve Churcward 50 yil çalismisti bu tabletleri çözebilmek için. Bu konuda 5 kitap yayinlamis bir uzmandi.<br />
Tahsin Bey, ögrendiklerini, bulduklarini düzenli olarak Atatürk&#8217;e rapor ediyordu. Gazi; Churcward&#8217;in Mu ile ilgili kitaplarini getirtti ve 60 kisilik bir tercüme heyetine Türkçe&#8217;ye çevirme emrini verdi. Kitaplar basilmadi. Daktilo edilerek Atatürk&#8217;ün önüne kondular.<br />
Atatürk metinleri büyük bir dikkatle okudu. Insanin yaradilisini anlatan bölümle özellikle ilgilenmisti. Mu&#8217;nun insanligin ana vatani oldugunu nüfusun 64 milyona çiktigini anlatan bölümlerin altini çizmisti. Mu&#8217;da geçen Tanri kavramiyla da yakindan ilgilenmis, yaraticinin insan akliyla anlasilamayacagi, sekillendirilemeyecegi ve adlandirilamayacagi üzerinde durmustu. Tercümelerde Maya dili de dahil tüm lisanlarin Mu dilinden türedigi belirtiliyordu.<br />
Mu kitasinin batisini anlatan bölümde halkin &#8220;Ya Mu bizi kurtar.&#8221; diye bagirdigina dikkat çekerek Mu&#8217;nun bir ilah adi oldugu sonucuna vardi. Mu kökenli özel isim ve sifatlari, Öztürkçe ile karsilastirarak (Kui: kögü : Aile vb.) not aliyordu. Atatürk, önce Türkler&#8217;in kökenini ve Mu dilinin Türkçe ile baglantisini incelemis sonra da Mu sembollerini Latin alfabesiyle karsilastirmisti.<br />
Daha ilginç olan Mu&#8217;nun demokrasi ile yönetildigini ve günes enerjisinin aydinlatmada kullanildigini anlatan satirlarin altini çizmekle kalmamisti kendi notlarini da ilistirmisti.<br />
Bugün bu kitaplardan Kayip Mu Kitasi ve Mu&#8217;nun Çocuklari Anitmabir kitapliginda 1301, 1302 no ile kayitlidir. Çeviri metinleri ise kitaplikta 4 dosya halinde bulunur. Gazi&#8217;nin Mu ile ilgili çikardigi sonuçlari ne yazik ki tam olarak bilemiyoruz.<br />
Emekli general Tahsin Mayatepek Meksika&#8217;daki arastirmalarinda çok daha fazlasini bulmustu. Maya, Aztek ve Inka uygarliklarinin Türkler&#8217;in kullandigi esyalara benzer esyalar kullandigini Atatürk&#8217;e iletmisti. Davullar, kalkanlar üzerlerindeki ay ve yildiz sembollerine kadar bizimkilere benziyordu. Tahsin Mayatepek, çalismalarini belge ve fotograflarla 3 ciltlik defter olarak toplayarak<br />
Atatürk&#8217;e gönderdi. Bunlarin ikisi 70&#8242;lere kadar TDK kütüphanesinde idi. (No:57-56) Üçüncü defter kayiptir. Bu defterlerde dini tören, ibadet ve tapinaklarin bile sasilacak kadar benzerligi gösteriliyordu.<br />
Atatürk&#8217;ün 6 ay gibi bir sürere Türkçe&#8217;yi Latin harflerine kavusturacak kadar bilgili ve yetenekli oldugu düsünülürse, onun kesinlikle siradan bir dil bilimci ve tarihçi oldugu düsünülemez. Öyleyse bu arastirmalari da siradan bir merak olamazdi. Yine O, neyi nerede arayacagini herkesten iyi biliyordu. Bugün Atatürk&#8217;ün gizli kalmis düsünceleriyle birlikte bu arastirmalar da Anitkabir&#8217;in sessizliginde uyumaya devam ediyorlar. Eger gerçekten var olduysa, Mu Kitasi&#8217;nin kalintilarinin Pasifik&#8217;in derinliklerinde durdugu gibi..</p>
<p><a href="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/07/mu2.jpg"><img src="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/07/mu2-300x183.jpg" alt="" title="mu2" width="300" height="183" class="alignnone size-medium wp-image-436" /></a></p>
<p>İlgili Video :</p>
<p><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=6537619342680244633&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 2035 defa okunmuştur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.egetarih.net/index.php/2010/07/06/atatur-ve-kayip-kita-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün hayat mücadelesi</title>
		<link>http://www.egetarih.net/index.php/2010/06/08/ataturkun-hayat-mucadelesi/</link>
		<comments>http://www.egetarih.net/index.php/2010/06/08/ataturkun-hayat-mucadelesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 22:05:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk hangi ahstalıklara yakalandı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk hangi hastalığa yakalandı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkün geçirdiği hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.egetarih.net/?p=366</guid>
		<description><![CDATA[Kalpten difteriye, sıtmadan zatürreeye onca hastalığı da yendi. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalpten difteriye, sıtmadan zatürreeye onca hastalığı da yendi.</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="1" width="10" align="right">
<tbody>
<tr>
<td>
<table cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-5658772472382095";
/* icerikici 336x280, oluşturulma 17.01.2009 */
google_ad_slot = "2839969678";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script><script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/expansion_embed.js"></script><script src="http://googleads.g.doubleclick.net/pagead/test_domain.js"></script><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
// ]]&gt;</script><ins><ins></ins></ins></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p id="haberFirstP">57 gibi erken bir yaşta vefat eden Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün  ölümüne neden olan hastalık siroz olabilir. Fakat siroza yakalandığında  ve bundan önce çeşitli sebeplerden birçok hastalıkla mücadele etti ve  onları yendi. Beş kardeşinden Makbule (Atadan) hariç, dördünü erken  yaşlarda kaybettiği düşünülürse (Fatma 4, Ahmet 9, Ömer 8, Naciye 12  yaşlarında), Atatürk&#8217;ün hayatla kavgası daha iyi anlaşılabilir.</p>
<p id="haberSecondP">Kaburga kırığı<br />
12 Ağustos 1921&#8242;de Polatlı&#8217;da cephede attan düştü. Üç kaburga kemiği  kırıldı fakat tam iyileşmeden 17 Ağustos&#8217;ta cepheye döndü.<br />
<a href="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/06/polatli.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-367" title="polatli" src="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/06/polatli.jpg" alt="" width="549" height="640" /></a></p>
<p>Sıtma<br />
1896&#8242;da girdiği Manastır Askeri İdadisi&#8217;nde etkisini hayat boyu  taşıyacağı sıtmaya yakalandı. Çanakkale Savaşı&#8217;nda, Samsun&#8217;a çıkarken ve  Sivas Kongresi sırasında nöbet geçirdi. 20 Eylül 1919&#8242;da Sivas&#8217;ta  görüştüğü Amerikan Heyeti Başkanı General Harbord anılarında &#8220;Elinde  durmadan tespih çekerdi, sonradan öğrendim ki bunun sebebi yakın zamanda  sıtma nöbeti geçirmesi ve yüksek ateşli olmasıymış&#8221; diye yazmıştı.</p>
<p><a href="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/06/aaa.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-374" title="aaa" src="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/06/aaa-300x207.jpg" alt="" width="300" height="207" /></a></p>
<p>Zatürree<br />
22 Kasım 1936&#8242;da ve 7 Şubat 1938&#8242;de iki defa zatürree teşhisi kondu. O  dönemde özellikle penisilin gibi antibiyotiklerin bulunmadığı  düşünülürse bir yandan karaciğer hastalığı ile uğraşırken zatürreeyi  yenmesi önemliydi.</p>
<p>Gözde hasar<br />
16 Ocak 1912&#8242;de, Libya Derne&#8217;de toz bulutu içinde kaldı ve gözüne kireç  parçası girdi. Hastaneye yattı fakat tamamen iyileşmeden cepheye döndü.</p>
<p>Kulak egzaması<br />
Gençliğinden itibaren kulak egzaması vardı. Kulak ağrısı Haziran 1926&#8242;da  Bursa&#8217;da nüksetti.</p>
<p>Difteri<br />
Kardeşleri Ahmet ve Ömer gibi küçük yaşta difteri-kuş palazı geçirdi.  Kardeşlerinin aksine hastalığı atlattı.</p>
<p>Kalp rahatsızlığı<br />
Kasım 1923&#8242;te savaş sonrasında ve Mayıs 1927&#8242;de Nutuk&#8217;u hazırlarken çok  çalıştığı günlerde kalp krizi geçirdi. Ankara&#8217;ya davet edilen iki Alman  doktor kahve ve sigaradan uzak durmasını tavsiye etti.</p>
<p>Böbrek rahatsızlığı<br />
20&#8242;li yaşlarının başında hayatının sonuna kadar devam edecek ağrılı, sık  idrara çıkmaya yol açan, ateş yapan, bazen titreme ve terlemeye neden  olan pyelonefrit&#8217;e yakalandı. Sürekli böbrek sancılarından ötürü Haziran  1918&#8242;de Viyana Cottage Sanatoryumu&#8217;nda, ardından Karlsbad&#8217;da kaplıca  tedavisi görse de, tamamen atlatamadı.</p>
<p>Karaciğer hastalığı<br />
22 Ocak 1938&#8242;de siroz teşhisi kondu. Ve  hastalık ilerledikçe kaşıntı,  burun kanaması, bilinç kaybı, geçici  hafıza kaybı yaşadı.</p>
<p style="text-align: left;">
Kaynak: Dr. Eren Akçiçek, &#8220;Atatürk&#8217;ün Sağlığı Hastalıkları ve Ölümü&#8221;  (Güven Kitabevi, 2005)  newsweek.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/05/ataturk.gif"><img class="size-full wp-image-346  aligncenter" title="ataturk" src="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/05/ataturk.gif" alt="" width="200" height="155" /></a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 5520 defa okunmuştur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.egetarih.net/index.php/2010/06/08/ataturkun-hayat-mucadelesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK</title>
		<link>http://www.egetarih.net/index.php/2010/03/24/ataturk/</link>
		<comments>http://www.egetarih.net/index.php/2010/03/24/ataturk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 15:04:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ATATÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk videosu]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.egetarih.net/?p=135</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk'ün az bilinen videolarından harika anlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;ün heryerde denk gelemeyeceğiniz nadir bulunan videolarından&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/03/ataturk0hjxzc3.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-137 aligncenter" title="ataturk0hjxzc3" src="http://www.egetarih.net/wp-content/uploads/2010/03/ataturk0hjxzc3-150x150.jpg" alt="ataturk0hjxzc3" width="150" height="150" /></a></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xcp48h" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="360" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xcp48h" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><br />
<strong><a href="http://www.dailymotion.com/video/xcp48h_ataturk_lifestyle">ATATÜRK</a></strong><br />
<em>Yükleyen <a href="http://www.dailymotion.com/egetarih">egetarih</a>. &#8211; <a href="http://www.dailymotion.com/egetarih">Diğer egetarih.net videoları</a></em></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1149 defa okunmuştur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.egetarih.net/index.php/2010/03/24/ataturk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

