Email This Post Email This Post    |    YORUM YAZ   |    Bu Makaleyi Yazdır Bu Makaleyi Yazdır    |    Favorilerinize ekleyin!
 
İzmir’in Yağmalanan Tarihi

İzmir Batı Anadolu’da belirlenen en eski yerleşim birimidir. Yapılan araştırmalar sonucunda İzmir’in tarihinin 8 bin 500 yıl öncesine dayandığı kesinleşmiş. İzmir şehir merkezinden tutunda en uzaktaki ilçesine kadar binlerce yıllık tarihe sahip mimari ve sanat eserlerini barındırmaktadır. Ancak İzmir’in tarihi yıllar boyunca yağmalanmış ve günümüzde de buna engel olunamamaktadır.

bergama-zeus-sunagi-1

İzmir ve ilçelerinden yurtdışına kaçırılan pek çok eser bulunmaktadır. Bu eserlerden en bilineni Bergama Zeus sunağıdır. İlk çağın en büyük heykeltıraşlık şaheserinden biri olarak nitelendirilen ve Bergama Kralı 2. Eumenes tarafından Galatlarla yapılan savaşın kazanılmasının ardından kurtarıcı Zeus’a bir şükran ifadesi olarak inşa edilmiştir. Alman arkeoloğu ünvanıyla dolaşan, gerçekte Alman istihbarat ajanı Human´ın 1871 yılında yaptığı izinsiz kazı sonucu 874 tarihli Asar-ı Atika Nizamnamesi hükümlerine aykırı olarak, haber verilmeksizin parçalara ayrılmış ve yıllar boyu sandıklarla ‘Comet’ adlı savaş gemisine yüklenerek Berlin Müzesi’ne gönderilmiştir. Almanlar bu gerçeği yıllarca dünyadan gizlemiştir. Bu dünya harikasını sergilemek üzere yeni bir müze inşa ettiler, müzeye de Pergamon (Bergama) adını verdiler. Sunağın çilesi bununla da bitmedi: İkinci Dünya Savaşı sırasında kent işgal edilince Leningrad’a götürüldü. 500 kutu eserle birlikte 1955–57 yıllarında yine Berlin’e iade edildi. Ve halen Berlin’de sergilenmektedir.

Diğer kaçırılan tarihi değerlerimize de bir göz atarsak 1863–1874 yılları arasında izinli olarak kazısını yaptıkları dünyaca ünlü Efes –Artemis kalıntılarını da bölüşümsüz olarak İngilizler tarafından kaçırılmıştır. Günümüzde kaçırılan birçok eser British Museum ‘da sergilenmektedir. İngilizlerden arta kalanları da Avustralyalılar ve Almanların ülkelerine kaçırdıkları aşikârdır. Bunların yanı sıra  Pitane/Çandarlı buluntularının bir çoğu İsviçre Basel müzesine kaçırılmıştır. İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan ve 1427 de yapılmış küplü hamamdan çalınmış olan antik mermer küp bugün Paris Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Klazomenai ve İzmir Agorasından alınmış birçok eserde ne yazıktır ki olması gereken yerlerde değil Loure müzesinde ya da Atina müzesinde sergilenmektedirler. Yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan tarihi eserler, Türkiye’nin bütün girişimlerine rağmen iade edilmemektedir. Türkiye, Anadolu kültür mirasına ait bu eserleri geri alabilmek için Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana 17 milyon dolar masraf etti; ancak kaçırılan eserlerin çok büyük bir kısmı hâlâ geri alınamadı. Almanya, Amerika, Rusya, İtalya ve Danimarka’nın da içinde bulunduğu birçok ülke, taraf olduğu uluslararası anlaşmaların gereğini yerine getirmediği gibi, yasadışı yollarla ülkelerine girmiş olan eserleri devlet müzelerinde sergilemekten de geri kalmıyorlar. Ne yazıktır ki İzmir ve diğer şehirlerimizden kaçırılan birçok nadide eseri görmek ve bize ait olanları inceleyebilmek için New York Metropolitan müzesinden başlayarak Paris Louvre müzesine kadar dünyanın en seçkin müzelerini gezmek zorundayız.

İzmir yağmalanmaya devam ediyor ve bizler bu duruma dur diyemiyoruz. İzmir’in Selçuk, Kemalpaşa yöresi gibi antik eserlerle dolu Urla Yarımadası da hazine peşine düşenlerin akınına uğruyor. Talancılar ortalığı delik deşik ediyor, geceleri jeneratör kullanıyor. Zaman zaman dinamitle, zaman zaman da bilimsel yöntemlerle çukurlar açılıyor. Definecilerin en gözde yerleri arasında Foça da bulunmaktadır. Foça’daki turistik yapıların ve evlerin inşaatı için tarihi dokuların kepçelerle yok ediliyor olması da unutulmaması gereken bir diğer ayrıntıdır.
Allianoi Antik Kenti’ nin baraj yapımı nedeniyle tıpkı Zeugma’da olduğu gibi sular altına gömülecek olması ise İzmir’in tarihinin geçmişte olduğu gibi göz ardı edildiğinin bir göstergesidir. Bazı rant çevreleri ise Antik dünyanın en büyük üç kehanet merkezinden biri olan, İzmir İli Menderes ilçesi Özdere beldesine bağlı Ahmetbeyli Köyü sınırları içindeki üç bin yıllık Klaros Apollon Tapınağı’nın yanı başında taş ocağı açılması girişiminde bulunmaktadırlar. Bu durumda ülkemizdeki kültür varlıklarının 19`uncu yüzyılın ortalarından bu yana yağmalanıp ve yok edilmesinin devam ettiğinin bir diğer göstergesidir.

BayraklıTepekule’de(Smyrna),Kadifekale,Efes,Agora,Erytrai(Çeşme),Teos, Klazomenai(Urla),Metropolis(Torbalı),Klaros,Notion,Pitane(Çandarlı),Myrina(Aliağa),Kyme(Nemrut),Aigai,Larissa(Menemen),Temnos,Neontheikos,Panaztepe,Gryneia, Phokaia(Foça),Nymphaioni,Allianoi ve Bergama’ya kadar İzmir bir ucundan öteki ucuna kadar her köşesi yaşanmış tarihin izlerini taşımaktadır ve bu 8 bin 500 yıllık tarihe sahip kent daha uzun yıllar insanlarımıza hizmet edecektir. Bizler en azından kentin geçmişine sahip çıkarak ona olan borcumuzu bir nebzede olsa ödemeliyiz.

Arkeolog
Semih Karaman

Sosyal ağlarda paylaş:
Edno23 Favit Svejo Twitter Facebook Google Buzz Google Bookmarks Digg Dao.BG

Bu yazı 312 defa okunmuştur


 
Email This Post Email This Post    |    YORUM YAZ   |    Bu Makaleyi Yazdır Bu Makaleyi Yazdır    |    Favorilerinize ekleyin!
Bu yazı Cuma, 19 Mart 2010, 17:21 tarihinde ARKEOLOJİ, KÖŞE YAZISI kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
“İzmir’in Yağmalanan Tarihi” için 2 Yorum
Osman Serden diyor ki:
 

Bu nasıl izin verilirki. demekki osmanlının güçsüzlüğünden yararlandı çakal sürüsü…

mutluHan diyor ki:
 

hırsız köpekler

Günlük Ziyaretçi Saysı Tekil:
Fatal error: Call to undefined function tekil() in C:\Inetpub\vhosts\egetarih.net\httpdocs\wp-content\themes\raca12\footer.php on line 41